Belediye kendi krizini yönetebilir mi?

cuneytcabukyazı-300x171

Uzun yıllar hafızalardan kazınmayacak büyüklükte ve bir daha görmek istemeyeceğimiz hikâyeler ve acılarla dolu bir dönem geçirdik.

Soma faciası yürekleri dağlayan acılar… Ateş düştüğü yeri yakıyor… Her evde bir acı her evde bir hikâye…

Teknolojinin bu kadar geliştiği bir dönemde bu kadar kayıp akıl alır gibi değil…

Nereye baksanız bir ihmal bir sorumsuzluk…

Tabii ki her gelişmenin her felaketin siyasi sorumluluğu hükümete aittir…

Vicdani sorumluluğu da hepimize…

Gündemin bu kadar hızlı geliştiği bir ülkenin durağanlığı ile nam salmış bir ilçesinde yaşıyoruz…

Büyükşehir Bursa ve Balıkesir’e bir saat,

Daha büyükşehir İstanbul’a da birkaç saatte ulaşılabilen bir ilçe…

Gençler ve girişimciler için uzaktan bakınca birçok fırsatı içinde barındırdığı sanılan bir kent…

Kentin yöneticilerinin koltuk kapmak dışında hiçbir rekabet unsurunu derinlemesine yaşamadığı değişik bir yer yani…

Kent sakinlerinin de hiçbir heyecanı yaşamadığı bir kent özetle…

Yakın zamanda bir yerel seçim yaşadık…

Zerre kadar heyecan yaşamadığımız ve yaşamımızda zerre kadar değişim gerçekleştirmeyen bir süreç ve sonuç yaşadık…

Sahi ne oldu bizim eski belediye başkanımıza?

Hayatını Bandırma’ya adamış bir siyasinin yokluğu hiç mi hissedilmez?

Bir Allahın kulu da ne güzeldi o günler demez mi mesela?

300’ün üzerinde insan ekmek parası uğruna birilerinin sorumsuzluğu nedeniyle ebediyete uğurlandı ve geride acılı aileleri ve hikayeleri kala kaldı…

Kriz iletişiminin en can alıcı noktası doğru, detaylı ve şeffaf bilgilerin hızlıca en yetkili ağızdan bilgi verilerek iletişimin yapılmasıdır…

Sonra da yakınlarını kaybedenler ile ilgili ne yapacaksanız hızlıca kamuoyunu bilgilendirmeniz gerek…

Yani belirsizliği ortadan kaldırmanız gerekir…

Belirsizlik kriz iletişiminin önündeki en büyük engeldir…

İletişim kanalını dolduramazsanız birileri sizin adınıza dolduracaktır…

Yani krizi yönetmesi gerekenler konuşmazsa başkaları konuşur demek istiyorum…

Mesela cin fikirli Beyaz Türkler…

Yılmaz Özdil’ler…

Yazgülü Aldoğan’lar…

“Halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettikleri” iddia edilen yazarlar..

Hani “ölenlere müstehaktır, kar yoluna gitti niyaziler” diyen yazarlar…

Bir belediye yönetiminin kriz yönetmesini beklemek anlamsız olur, ama pekala belediyeler de krizlerin parçası hatta çıkaranı olabilirler…

Biz Bandırmalılar belediyenin çıkarıp da yönetemediği krizlere aşinayız…

Ramazan’da cami mühürleme mi istersiniz…

Okul bahçesinde erotik şov mu…

Kriz durumlarında hızlı olmak gerek…

Anlık kararlar canınıza da okuyabilir krizden yara almadan da çıkarabilir…

Doğru yönetilmiş bir kriz itibarı olumlu yönde etkiler ama hasarları ortadan kaldırmaz…

Chp’li belediye belki de ciddi bir iletişim hatası dolayısıyla hiç istemeden de olsa Ramazan ayında cami mühürlemişse şartlar ne olursa olsun yetkili ve sorumlu ne kadar iyi niyetli olursa olsun kamuoyunun Chp’nin geçmişine odaklanmasını engelleyemez…

Tabi ki seçimi tekrar kazanmış olmak da bu hataların unutulduğu anlamına da gelmez…

Soma felaketi sonrasında belediye bazı araçlarını felaket bölgesine göndererek büyük bir fedakarlığa imza attı ve bu haberi de kendi sitesinden “Bandırma belediyesinden örnek davranış” başlığı ile yayınlamıştı…

Şimdi aynı belediyenin Soma’da şehit olan maden işçilerine “niyazi” diyen Yazgülü Aldoğan’ı festival programına dahil etmiş olması sanırım yeni belediye yönetiminin ilk krizi olacak…

Yani kim olsa böyle bir hamlede Soma faciası şehitlerine “örnek davranışla” yaptığınız desteği sorgulayacaktır…

Ak Parti iktidarı döneminde yapılan sahil bandı düzenlemesini mahkeme koridorlarına taşıyarak yıkım kararı çıkarılan çay bahçelerinde “Chp milletvekillerini” ağırlamak tamamı tepki oylarıyla kazanılan bir seçim için matematik hesabına gerek bırakmayabilir…

Ama yıllarca hayalini kurduğunuz koltuğa oturmanız koskoca bir şehirde bir Allah’ın kulunu şaşırtıp heyecana gark etmiyorsa biraz oturup düşünmek gerekir…

Belediyeler her kurum gibi krizin parçası olabilir… ve kriz çıkarmak kolay kriz iletişimi epey emek isteyen bir şeydir…

Bundan önceki deneyimlerimiz de Bandırma belediyesinin geliyorum diyen krizleri yönetmede pek de başarılı olmadığı yönünde…

Bir de Başkanı Soma şehitlerine “niyazi” diyen Yazgülü Aydoğan’a plaketini sunarken düşünsenize…

Samimiyeti ölçmek için başka bir göstergeye gerek var mı dersiniz?

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>