Belediyecilik, Halkla İlişkiler ve Seçim Sonuçları

Anne Hidalgo

Belediyecilik alt yapı, üst yapı, çöp toplama, suyu çeşmeden akıtmayı başarma, imar, iskan faaliyeti değildir.

En azında sadece bunlar değildir.

Belediye binasının içinde günlük rutinde bu işlerle ilgili oradan oraya koşturan birçok memura bakarak belediyeciliği proje odaklı işlerle tanımlamak kesinlikle hatalı olur.

Aslında “başarılı belediyecilik” sorusuna yanıt arıyorsak sanırım bu belediye binasına bakmadan karar verilmesi gereken bir olgudur diyebiliriz.

Belediyecilik hepsinden daha çok; hatta tamamıyla bir “halka ilişkiler” faaliyetidir.

O nedenle başkanın karizmatik duruşu kadar bizi ilgilendiren su faturası ödemek için gişede karşılaştığımız memurun tavrıdır.

Kamunun vatandaşa en yakın hizmet birimi olarak tanımlanan belediyeler ve belediyecilik faaliyetleri için yapılacak en ciddi tespit “belediyeciliğin imardan çok bir halkla ilişkiler çalışması” olduğudur.

Öyle ki;

Faaliyet dönemi boyunca belediyenin ve dolayısıyla halkın cebinden tek kuruş çıkmadan büyük hizmetlere ve tesislere imza atabilirsiniz;

Mesela belediye binası ve sayısız kalıcı eser sizin “ufkunuzdan” ve “siyasi kararlılığınızdan” yararlanılarak inşa edilmiş olabilir.

Hatta öyle şeyler olur ki siz bile şaşırırsınız.

Mesela sizin baştan aşağıya yenilediğiniz kaldırımlara rakibiniz dümdüz plastik engelli yurttaşların kullanacağı bantları yapıştırmayı bile beceremez.

Ama seçimi kaybedersiniz.

 

Bir belediye için alt yapıya harcanan her kuruş asla ve asla oy olarak geri dönmez.

Alt yapı hem kenti hem de vatandaşı yorar.

Zaten bu yüzden alt yapıyı önemsemeden toprak yollara asfalt döken “uyanıklar” vardır.

Ve kimi zaman seçimi kazanmak için “uyanık” olmak yeter.

 

Daha ileri gidelim.

Öyle elektrik direklerini yer altına alarak görüntü kirliliğini engellemek ve güvenli sokaklar ve caddeler inşa etmek,

Şehre rüyasında göremeyeceği bir sahil bandını kazandırmak

Salı pazarından” alınarak kentin çocuklarına dağıtılmış, 2 TL’lik “made in china” oyuncak kadar karşılık bulmaz.

 

Şehrin spor kulübüne de zamansız ve amansız verdiğiniz destekle ortaya çıkaracağınız iletişim değeri taraftarlarınızın rakibinize “yüklü miktarda” tezahürat yapmasıyla sonuçlanabilir.

 

Siyaset böyle bir şey.

Hizmet her zaman oy getirmez.

Hatta bazen hiç getirmez.

Çünkü beşeri ilişkilerde temel eksen “gök kubbede hoş bir seda bırakmak” üzerine kurgulanmamışsa,

Üzdüğünüz kitlelerden “oy” alamadığınız gibi “hayır duası da” alamamaya başlarsınız.

İşte siyasetçinin siyaseten bittiği an o andır.

 

Seçimleri bazen liderler, bazen partiler bazen de kadrolar kazanır ya da kaybeder,

Belki adaylar arasında stratejik iletişim faaliyetlerini daha iyi yönetebileceğinize inandığınız alternatifler olabilir ama aday faktörü çok önemlidir, yerel seçimlerde adaya oy verilir klişesine düşürmemelidir. “Aday tercihi” dolayısıyla seçim kaybedilmiş midir sorusunu tartışabiliriz ama son yerel seçimde “aday faktörü” ile tek bir bölgede bile seçim kazanıldığını sanmadığımı belirtmeliyim.

Zira Türkiye’de seçimlerin kaderini Recep Tayyip Erdoğan belirler.

30 Mart seçimlerinin pek yerel seçim tadında geçmediği aşikâr, Bunu başkan adaylarının proje anlatmaktan daha çok ayakkabı kutusu siyaseti yapmalarına bakarak anlayabiliriz.

Daha dikkatli bakınca da sevgili Başbakan ve diğerleri arasında bir yarış geçtiğini ve bu yarışı da başbakanın güvenoyu alarak sonuçlandırdığını görebiliriz.

 

Yerel seçimlerde oy verdiğimiz partiye genel seçimlerde de oy vereceğimizi düşünürsek. Başta ifade ettiğim belediye ve halkla ilişkiler çalışmalarının genel seçimlerin sonuçlarını belirlemede ne denli önemli olduğunu görebiliriz.

 

Türkiye’de son 12 yılda 8 seçimin mutlak galibi olan liderin eski İstanbul Büyükşehir belediye başkanı olması buna bir kanıt olabilir…

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>