Bir Dursun Mirza eleştirisi olarak seçimlerde söyleyecek sözü olmak

cüneyt-çabuk

Kampanya süresince yapılacak iletişim hatalarından biri de rakibin takipçisi olmaktır.
Eğer rakibinizin takipçisi olursanız rakibiniz kendi kampanya sürecini yönettiği gibi sizin de kampanya sürecinizi yönetmeye başlar.
Takipçi olmak arkada kaldığınızı gösterir.

CHP adayı sevgili Dursun Mirza’nın “sevgi seliyle uğurlandığı” Şirinçavuş ve Misakça ziyaretleri ile ilgili çıkan haberleri (sanırım bir basın bülteni şeklinde iletilmiş) dikkatle okudum.
Daha önce kaleme aldığım yazılarda yerel seçimlerde kampanyasını proje ve vaatler üzerine kuran adaylarla, genel siyaset üzerine kuran adayların mesaj faklılığını anlatmaya çalışmıştım.

Bir alıntı yapalım,

“Bence Bandırma için çöplerin düzenli olarak toplanması ve her sabah yüzümüzü çeşmede akan suyla yıkıyor olmamız bile büyük nimet.
Mart seçimlerinde bu farkı gözlemleme şansımız olacak.
Kim projeleri vaadleri değişim talepleriyle gelirse o iş yapmaya aday
Kim ideoloji genel siyaset vb argümanlarla ön plana çıkarsa o da durumu kurtarmaya aday gözüyle bakabiliriz.
Muhalefet partilerinin şansı iktidar partilerine göre üç kat daha az derler.
bunu yerel iktidar olarak da okuyabiliriz.

Yerel seçimlerin kendine özgü bir yapısı var demiştik. Bu adayların diğer seçimlere göre daha ön plana çıkması anlamında bir özgünlük değil elbette.
Öncelikle daha sonra yapılacak genel seçimlerde partilerin oy dengesini değiştirmesi anlamında önemli.”

Demek ki yerel seçimlerde söyleyecek sözü olmayanlar genel siyasetin argümanlarından medet umarlar demişiz.
Doğrusu pek haksız da sayılmayız. Bir seçim propagandası esnasında Bandırma gibi her mahallesi, hatta her sokağı sorunlarla dolu bir şehrin belediye yönetimine talip olup da, başta konuşmanın geçtiği köy ile ilgili olmak üzere hiçbir vaat seslendiriyor olmamanın nedeni bu olsa gerek.

Haksızlık etmek istemem doğrusu. Eğer bu metin bir basın bülteni şeklinde hazırlanmış ve konuşmanın başta o köy ve genelde Bandırma için ortaya koyduğunuz projeleriniz kısmı atlanmışsa bu bülten son derece amatör bir elden çıkmış demektir.
Eğer çılgın projelerinizi açıkladınız da basın görmediyse daha acıklı bir durum vardır.
Basını heyecanlandırmayan söylem elbette ki seçmeni de heyecanlandırmayacaktır.
****
Aslında çok kısa bir süre önce sevgili Dursun Mirza’nın etkileyici bir sunumla hazırlattığı proje animasyonlarını izlemiş ve çok etkilenmiştik.
Tabi ki bu projelerin eğer seçilmeyi başarırsa animasyon olarak kalmamasını umut ediyoruz.
Böyle devasa projeler ve hedefler varken ve 100 binin üzerinde bir nüfusa sahip şehir bırakın “çılgın projeleri” çakılacak bir çiviye bile muhtaçken neden seçim kampanyası genel siyaset üzerinden yürütülür anlam veremiyorum doğrusu.

Sanıyorum bu projelerin yapılacağına başta Sayın Dursun Mirza inanmıyor.

İnanıyor olsa; koca bir geceyi İsmet paşa’nın dindarlığıyla, Ak Partinin dini siyasete alet etmesiyle, özelleştirme politikası eleştirileriyle ve kutular dolusu milyon dolarlarla heba etmezdi.
******
Bu arada rakibinin koca bir seçim kampanyasını üzerine inşa ettiği “ Bandırma 5 yıl daha kaybetmeyecek” Mesajı üzerine giderek (hem de mesajı doğrudan kullanarak) bir içerik oluşturmak tam anlamıyla bir intihardır.
Birincisi öncelikle sizi rakibinizin takipçisi durumunda düşürür ve kendinizi anlatmak için geçmiş dönemde yönetiminde olduğunuz belediyede yaptığınız “büyük” hizmetleri anlatmaya zaman kalmadan bir girdabın içinde bulur ve sadece size oy vermesi muhtemel kitleyi tatmin edersiniz.
*****
Unutmayın seçimi kazandıracak olan siyasetsiz seçmendir.
Ve birçok araştırma bu seçmenin Ak partiye oy verdiğini gösteriyor.
Hele konumuz köylerde yaşayan seçmenlerse bu oran biraz daha yüksek olabilir.
******
Yani İsmet paşanın dindarlığı, ayakkabı kutusundan çıktığı söylenen dolarlar kafası karışık Şirin çavuş köylülerinin size oy vermesine yetmez. Sadece kafalar karışmaya devam eder.
Ertesi gün rakibiniz gelir işi genel siyasete hatta yönetiminde olduğunuz tüm zamanların en vizyonsuz belediyesinin “tarihi” başarılarına girmeden. Projelerini ortaya koyar vaatlerini sıralar bir de “5 yıl kaybetmek istemiyorsanız” oyunuzu dikkatli kullanın der sizde seçimi kazanmak için Paşa konak mahallesinden gelecek oyları beklemeye koyulursunuz.
******
Keşke bu seçimin sonucunu da Chp temayülünde olduğu gibi belediyenin taşeron işçilerinin vermek zorunda! olduğu oylar belirleseydi ne iyi olurdu değil mi?
Sandıkları bahçeler müdürü ile birlikte sayıp sorunu çözerdik.
******
Siyaset garip bir oyun.
Bizim uzmanlığımız ise siyaset değil iletişim üzerine.
Bu yazımda ise Sevgili Dursun Mirza’ya eleştirim son 5 yılın “vizyonsuz” belediyecilik anlayışının bir temsilcisi olduğu için değil.
Kampanyasında son derece başarısız bir mesaj dili kullandığı için.
Umarım dikkate alır da seçime az bir zaman kala daha berrak mesajlar üretebilir.
*****
Kendisi 30 yıllık siyasetçi olarak Bandırma taşrasında “ben dindar değilim ama İsmet paşa dindardı” mesajından daha fazlasını verebilecek yetenekte bir siyasetçi buna eminim.
*****
Bandırma’yı kimin yönettiği beni hiç ilgilendirmiyor desem yeri var. Yeter ki sular aksın, yollar yapılsın bir de mümkünse meydanı sel basmasın. Son beş yılda Bandırmalıların hedefleri, vizyonları ve belediyeden beklentileri bu kadar düşük seviyeye indi doğrusu.
********
Ben 30 yıllık siyasetçi olsam, henüz iki ay önce siyasete atılmış rakibimin mesajlarını takip etmek yerine geçmişte başardığım büyük işlerin önümüzdeki dönemde katlanarak artacağı mesajını verirdim.
Unutmadan söylemeliyim tabi geçmişte yapılmış “büyük” bir iş varsa.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>