Ekmeleddin Bey Seçimi Neden Kaybedecek?

Cüneyt Çabuk / Ekmeleddin bey seçimi neden kaybedecek

Seçimleri liderler kazanır.

Teşkilatın, ekip çalışmasının ve birçok faktörün de etkisi var mutlaka.

Ama öncelik liderdedir.

Yani buradan bakarak yakın dönemlerin tüm seçimlerinin tartışmasız kazananının Ak Parti’ ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olduğunu ifade edebiliriz.

Sayın Başbakan 10 ağustosta yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerini de kazanacak.

Anketlerden anladığımız kadarıyla pek rakibi yok gibi görünüyor.

Muhalefetin aday seçimi doğru muydu epey tartışıldı.

Köklü siyasi geleneğe sahip siyasi partiler seçimlere kaybetmek için girmezler.

Bu en küçük belde seçimlerinden tutun da, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar böyledir.

O yüzden Başbakan’ın rakibi yok gibi görünüyor dedim.

Çünkü bir lidere rakipseniz onun geçtiği yoldan geçmeniz gerekir.

Sıklıkla tekrarlıyorum,

Bir hikâyeniz olmalı mesela.

Hemde zorlama bir hikâye olmamalı.

Koca bir toplumun ortak ruhi birleşimini iyi yakalamalı

Yani yaşamını beş yıldızlı otellerin lobilerinde sunumlar yaparak geçiren

rafine bir elitten halk kahramanı çıkarma peşinde koşmamalı mesela.

Bir de mümkünse bilgi toplumu olma yolunda derin adımlar atan ve birçok konuda AB standartlarını yakalamayı bir hedef olarak belirlemiş bir ülkede Cumhurbaşkanı adayı olmak gibi önemli bir hedefiniz varsa o ülkeyi sembolize etmek için buğday başağı kullanmayın.

 

Ekmeleddin beyin önemli bir sorunu var

O da çok kötü başlayan iletişim maratonunun

kampanya içeriği ortaya çıktıkça daha da karmaşık bir duruma bürünmüş olması.

“Ekmek için Ekmeleddin” sanırım siyasal iletişim tarihinin en başarısız örneklerinden biri olacak.

 

Seçim kendi başına bir siyasal iletişim şeklidir.

Adayların mesajı ile aday algısı arasında  bir tutarlılık gerektirir.

Yani Ekmel beyden halk adamı lider çıkarmaya çalışmak nafile bir çabadan ibarettir.

Bu ciddi bir bilim adamının halktan kopuk olduğu algısı yaratmasın, rakibinin yaşam hikayesi ve mücadelesi dikkate alındığında ortaya çıkan değer ve özellikle konumlandırmada rakibini taklit etmeye dayalı strateji için ciddi bir talihsizlik diyebiliriz.

Ekmel bey ciddi bir entellektüel, başarılı bir bilim adamı. Cv’si başarılarla dolu. İktidarın uluslararası ilişkiler stratejilerinin bir sonucu olarak İKÖ’nün başına getirilmiş ve görevini de hakkıyla yerine getirmiş.

Özetle; uzmanların şaka gibi yorumu yaptığı bir kampanyanın parçası olmamalıydı bana kalırsa.

 

Ülkenin buğday ile simgelenmesi ise başta da belirttiğimiz gibi ciddi bir hata.

Dünyanın iletişim evrimini yaşayarak tecrübe ettiği,

Vatandaşların çoklu ekranlarda, dünyayı anlamaya çalıştığı ve yeni medya düzeninin kurucu oyuncuları haline geldiği bir çağda yaşıyoruz.

Buna tam anlamıyla Erdoğan çağı diyebilir miyiz bilemiyorum ama

Son on iki yılın tüm seçimlerini kazanmak halk desteğini sürekli olarak hissetmek Başbakanı doğal olarak bu dönüşümün en önemli oyuncusu haline getirmiştir.

 

Türkiye bilgi toplumuna doğru hızla ilerliyor. Bu hala tarımda istihdamın oldukça fazla olduğu gerçeğini değiştirmez ama yeni kuşakların buğday başağını yanlızca fotoğraflarda gördüğü bir dönemi yaşadığımızı düşünürsek. Ekmek konumlandırmasının ne denli hatalı olduğunu anlayabiliriz.

Özetle toplum ilerliyor yönün neresi olduğundan bağımsız bir ilerleme bu.

Küreselleşme plansız programsız bir gelişme dayatıyor topluma.

Tüm gelişmelere hazırlıklı olmak imkansız ama

Yıllar önce bilinen bir Cumhurbaşkanlığı seçimlerine bu denli hazırlıksız yakalanmak da sözde köklü muhalefet partilerinin aslında muhalefet yapmaya pek de hevesli olmadığının bir göstergesi sanki.

Aksi olsaydı sloganda bile gelecek hedefi koyan bir rakibe karşı son derece iddiasız “Ekmek” kafiyesi ile komiklik yapılmazdı diye düşünüyorum.

Kampanya logolarını, sunumunu, konuşma metinlerini ve diğer detayları karşılaştırmak bile anlamsız.

Kampanya ekibinin de Ekmeleddin beyi üzerine asla olmayacak bir elbise giydirmeye çalıştıklarını görebilirsiniz.

Rakibi Başbakan’ın tek adam olma yolunda derinlemesine eleştirildiği bir siyaset arenasında kampanya pekâlâ demokrasi, hukukun üstünlüğü, insan hakları odaklı mesajlarla kurgulanabilirdi.

Bu seçimde siyaset sahnesinde büyük mücadelelere imza atmış ve oldukça başarılı bir hikâyesi olan bir siysetçi ile nezaketi ile Türk siyasetinde çok önemli bir yer edinecek derin bir entelektüel’in yarışını izleyeceğiz.

Ekmeleddin bey maalesef çok önemli fırsatları heba etti.

Bu yüzden seçimi kaybedecek.

Siyaset tarihimizde ilk kez tek kişinin kazanacağı bir seçime doğru hızla ilerlerken bize düşen ise şimdiden Türkiye’nin halk tarafından seçilmiş ilk devlet başkanı R. Tayyip Erdoğan’ı kutlamaktan başka bir şey değil.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>