İran seçimleri ve sonrası 2

İran’da sert rejimden ve muhafazakâr kanadın baskılarından memnun olmayan özellikle 2009 yılındaki seçim sonuçlarına göre dışarıda kalan kitleye Ruhani reformcu gibi gösterilerek reform talep eden seçmenin de sandığa gitmesi için önemli bir gerekçe oluşturulmuş oldu. Böylece batıya katılımı yüksek bir seçimle halkın genel talebinin sandığa yansıdığı mesajı verilmek istedi. Aslında İran’da seçim de sandık da tam anlamıyla bir tiyatrodan ibarettir.

Seçime giren ya da girmesine izin verilen adayların tamamı dini lider ’e yakın isimlerden oluştu diyebiliriz. Zaten aksi olması da beklenemezdi.

Bu yakınlığın da pek bir şey ifade etmediğini söylemek abartılı olmaz cumhurbaşkanıAhmedinejad da dini liderin desteğini almıştı ancak seçim öncesinde dini lider Hamaney ve Ahmedinejad arasında büyük bir savaş yaşandı.

 

2005 seçimlerinin hemen ardından bu desteği arkasına alan Ahmedinejad ilk döneminde zayıf bir performans sergiledi, 2009 seçimlerinde adaylığı sırasında en yakın rakibi Mir Hüseyin Musavi idi ve muhafazakârların desteği ile tekrar seçildi. Seçimlere hile karıştırılması seçim sonucunda protesto gösterileri yapan halkın üzerine ateş açılması ile dünya gündemini epeyce meşgul eden olaylarda yabancı basının görüntü almasına izin verilmedi hatta bazı basın mensupları sınır dışı edildi. Ama Musavi taraftarlarınca çekilen amatör kamera görüntüleri tüm dünyaya servis edildi. İran demokrasisi! Bir kez daha sınıfta kalmıştı.

 

Sokak gösterileri sert müdahalelerle bastırılırken içişleri bakanlığı tarafından onaylanan seçim sonuçları ile cumhurbaşkanı koltuğuna yeniden oturanAhmedinejad seçim sonuçlarını İran halkının zaferi olarak yorumladı. Bazı Ortadoğu uzmanları bu sokak hareketlerinin sistemin sert müdahalelerle bastırdığı “İran baharı” olarak yorumluyorlar.

 

 Ahmedinejad görev yaptığı iki dönem boyunca insan hakları konusunda ağır eleştirilere maruz kaldı idam cezalarında önemli bir artış gösterdiği dönemde çeşitli bağımsız kaynakların verdiği bilgilere göre yaklaşık 2700 kişi o dönemde idam edildi.

 

Daha kötüsü de bu idamların önemli bir kısmı ibret olması için halka açık yerlerde yapılmış olması. Ahmedinejad iktidarının ikinci dönemde uluslararası siyaset ve nükleer sorunu İran gündemini işgal eden ana konular oldu. Bu konuda geri adım atmaya yanaşmayan Cumhurbaşkanı her şeye rağmen batı dünyasının ve özellikle İsrail’in İran’ın gelişmesinden duyduğu kaygıyı sıklıkla dile getirerek topu dış güçlere attı diyebiliriz. Şu anda İran’a uygulanan yaptırımlar ve ambargonun neden olduğu ekonominin krizle ülkede enflasyon %30 işsizlik ise %30lar civarında.

 

İran pek iç açıcı bir görüntü vermiyor diyebiliriz.

 

Ruhani, seçim kampanyası boyunca ilgi çekici vaatlerde bulundu. Siyasi mahkûmların serbest bırakılması, temel insan haklarının güvence altına alınması ve İran’ın uluslar arası itibarının yeniden gözden geçirilmesi, İran’ın başının ağrıtan tartışmalı nükleer programı, uluslararası ambargolar, ekonominin ve dolayısıyla halkın çok kötü durumda olması ve İran’ın uluslararası toplumdan tecrit edilmesi gibi kabul edilen ve duymaya pek alışkın olmadığımız konularda da ezber bozan açıklamalar yaptı. İran’ın kendine özel şartları ve sistemi ne olursa olsun seçimlerin kazananı İran rejimi olmaya devam ediyor. Ama yine de Ruhani’ye verilen oyların halkın değişim isteğine destek şeklinde okumak mümkün. Ruhani, Abd ile diplomatik ilişkileri kurma sözü vermişti başlangıç için başarılı bir adım olabilir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>