Kılıçdaroğlu’nun serbest düşüşü

CÜNEYT-ÇABUK-KÖŞE

Kılıçdaroğlu’nun serbest düşüşü

CHP’de Genel Başkanlık koltuğuna 2010 yılında oturan Kemal Kılıçdaroğlu, 7 yıllık genel başkanlık döneminde birçok iddialı çıkış yaptı.

​Fakat hiçbirinin ispatını tam olarak ortaya koyamadı.

İddialar bir nevi havada kaldı.

Kendisinin de ispatlayamadığı iddialar konusunda kalem oynatmak ne kadar doğru bilemiyorum.

CHP lideri, sosyal medya dedikodusu olduğu daha sonra ortaya çıkan altın klozet vakasıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin tuvaletleri hakkında bir kaç söz etti.

Külliye ‘de böyle bir klozetin olmadığı ortaya çıktı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsviçre’de birden fazla hesabı olduğunu söyledi. Tam olarak neye dayandırıldığı konusunda kimsenin emin olamadığı bu iddianın da yalan olduğu kısa sürede ortaya çıktı.

Hafızam beni yanıltmıyorsa, Cumhurbaşkanının 3 milyar dolar serveti var da demişti.

Kılıçdaroğlu’na göre Ak Parti’de Bylock programı kullanan 4 bakan ve 60′a yakın milletvekili vardı ve bu siyasilerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasını talep edeceklerdi.

Daha sonra da sayı biraz daha yukarı çıktı ve “Ak Parti içinde 120-180 civarında Bylock’çu milletvekili var, açıklasınlar” dedi.

CHP Genel Başkanı, SSK Genel Müdürlüğü yaptığı dönemle ilgili, Kamuda ilk kez tüm elemanları sınavla ben aldım “iddiasında bulundu. Kılıçdaroğlu’nun genel müdürlük yaptığı Mayıs 1998′de SSK’nın ihtiyacı olan 2 bin 147 sağlık personeli alımı için tek aşamalı tercih sistemi ile ÖSYM tarafından sınav yapıldı. Sınavda bin 876 kişi işe girmeye hak kazandı.

Kılıçdaroğlu sınava rağmen Personel ve Eğitim Dairesi Başkanı Alişan Sağlam’ın hazırladığı ve Genel Müdür Yardımcısı Kemal Oktar’ın da imzaladığı yazı ile isteğe bağlı olarak pozisyonlara atama yaptı.

 

Adil Öksüz’ün MİT görevlisi,

 

15 Temmuzu kontrollü darbe yaptı.

 

Kim darbe girişimi yaparsa o tankın önüne ilk ben çıkacağım demişti. 15 Temmuz’da kontrollü şekilde ortadan kayboldu “15 Temmuz gecesi tankın önüne neden çıkmadınız? “ sorusuna “İyi de tank getirselerdi, nerede tank?” cevabını verdi.

Halk tank paletleri altında can verirken, darbe gecesi üzerine çıkacak bir tank bulamamıştı Kılıçdaroğlu.

​Şimdi de yargı ve basınla tam olarak paylaşılmayan sözde belgeler üzerinden siyaset yapıyorlar.

Dünyada bir örneği daha var mıdır bilmem.

​​CHP’yi bir operasyon alanı haline getiren Kılıçdaroğlu, Partisini Türkiye ekseninden çıkarak tüm yabancı unsurlarla bağlantılı hale getiriyor.

Görünen o ki CHP maalesef artık dış tehdittir.

ABD’nin 40 yıldır birlikte operasyonlar gerçekleştirdiği yerli unsur FETÖ’nün yerini nereden geldiği pek aşikâr olan her türlü fotokopi kâğıdını elinde sallama konusunda mahir Genel Başkan Kılıçdaroğlu ve CHP alıyor.

Yine görünen o ki şimdi operasyon CHP üzerinden yürütülüyor.

Referandum kampanyası da Almanya’da planlanmış ve CHP’de uygulanmıştı.

Ne kadar acı.

Bahsettiğimiz CHP Türkiye’nin partisi.

Bir genel başkan hayal edin girdiği tüm seçimlerin mutlak mağlubu; Yukarıda da yazdığımız gibi ortaya attığı onlarca iddianın hiçbirini kanıtlayamamış biri.

Büyük balığı yakalayan Genel Başkanın bu iddiaların üzerine gitmesi, tabii ki öncelikle kanıtlaması gerekmez miydi?

Tüm siyasetini Erdoğan nefreti üzerine oluşturan ve kendi seçmenini projeleri ve hedefleri üzerine değil de simgesel yalanlar üzerine bir arada tutan bir siyasi partiyi ABD destekli operasyonların maşası olarak görmemizden daha doğal ne olabilir ki?

Bu elinde salladığı ve kendisi de dâhil kimseyi ikna edemediği kâğıt parçalarının itibar götürüsünü de dikkate almak gerekir.

Bir kâğıt parçası Türkiye’nin en köklü siyasi partisinin genel başkanını itibarı yerlerde sürünen bir müfteri haline getiriverir.

An itibari ile Kılıçdaroğlu’nun saygınlığı dip noktadadır. Ve koltuğa oturduğu günden bugüne serbest düşüşü sürmektedir.

Bunu da kendisi etmiş ve kendisi bulmuştur.

Siyasal konfor alanını terk etmenin bir bedeli vardır ve siyaset her zaman böyle risklidir..

Bu kısa süreç hepimiz için siyasal iletişim anlamında öğretici derslerle dolu.

Öyle görünüyor ki Genel Başkan kendi kitlesine oldukça güveniyor.

Seçmenlerinde saygınlığını yerlere düşürecek yaklaşımlarında bile belirli oranlarda oy alma motivasyonu geliştiren, ama asla iktidar olmayan bir siyasi girişimin tabiri caizse başkasının elinde oyuncak olmasından daha doğal bir şey olamaz.

CHP iktidara oy oranı olarak en yakın ama mental olarak en uzak parti konumunda.

Bunu da siyaset yaparak, projesini ve mesajını ortaya koymak yerine çamura yaparak gerçekleştirdi. Bu oy oranı bu Genel Başkan, bu kadro ve bu hedefler için büyük başarıdır..

Bundan sonraki ispatlayamayacağı iddiaları merakla bekliyoruz..

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>