Sistem gençleri öğütüyor

Sistem gençleri öğütüyor

Tüm Türkiye’de böyle midir bilemiyorum.

Ama Bandırma siyaseti kendi değerlerini öğüten bir sistem kurgulamış gibi duruyor.

Tüm zamanların bilinen siyasetçi figürlerinin her seçimin tartışmasız adayı olması bunu göstermiyor mu aslında?

Şunu demek istiyorum: son seçimlerde aday adayı olarak gördüğümüz siyasetçilerden biri önümüzdeki seçimlerde muhtemelen koltuklardan birine oturmuş olacak.

Sistem gençleri öğütüyor” da başka bir yorum olabilir.

Aday tercihlerinin seçim sonuçlarına etkisine yönelik onlarca metin okudum, gördüğüm kadarıyla seçim yenilgileri genel olarak başkasına fatura edilmek durumunda.

Mevcut sistemde örnek olarak iktidar partisinde partinin kendi tabanı dışındaki seçmen kitlesinden oy alabilecek ve dolayısıyla seçimlerin kaderine doğrudan etki edebilecek yetenekteki siyasetçilerin bir anlık operasyonla sistemin dışına atılmış olması buna güzel bir örnek olabilir.

Oysa ki seçimleri adaylar değil partiler kazanıyor, Özellikle Bandırma’da bunu daha net görebiliyoruz.

Chp’nin 2009 seçimlerini Ak parti yönetimine ve Milletvekili’ne olan tepki dolayısıyla küçük bir farkla kazandığı sanırım çoğunluk tarafından kabul gören bir fikir. Yani bu seçimi de Chp’nin aday faktörü ile kazandığını söylemek mümkün görünmüyor.

2014 seçimlerinin kampanya süreci de seçim sonuçları da kazananların adaylar olmadığını, oyları toplayanların genellikle partiler ve parti liderleri olduğunu görebiliyoruz.

Bu vesile ile seçim kaybetme nedenlerinden “aday tercihinin” çok belirleyici bir değişken olmadığını da söyleyebiliriz. Bu bütün adaylar aynı oy oranına sahiptir ya da aynı sonuçları alabilirlerdi şeklinde anlaşılmamalı, elbette ki aday faktörünün seçim sonuçlarına etkisi önemlidir ama yaklaşık on bin oyla kaybedilmiş bir seçimde diğer değişkenlerin daha belirgin olduğu ya da o siyasi partinin kendi krizlerini pek aşamadığını söyleyebiliriz.

Yani hatayı başka yerde aramaya başlamak gerekir diyebiliriz.

Mesela sistemin bugüne kadar öğüttüğü ya da dışarı attığı “insan kaynağından” başlayabiliriz.

Özellikle daha küçük şehirlerde babadan oğula geçmesi muhtemel bir iktidar yarışına tanıklık edeceğiz gibi geliyor. Maalesef bu sistemi ortadan kaldırılabilecek bir siyaset yapılanması gerçekleşebilmiş değil.

Aday belirleme aşamalarında şehirde yapılan anket sonuçları bile bu sistemin değişmesini sağlamıyorsa tabi ki tam ve demokratik bir aday belirleme sürecinden bahsetmek anlamsız olacaktır.

Seçim sisteminde yapılması planlanan değişiklik, barajın düşürülmesi, dar veya daraltılmış sistem bu “modern dere beylik” sistemini bir nebze de olsa değiştirecektir diye umuyorum.

Aday belirleme süreçlerinde parti temayülünün ve anket çalışmalarının hiçe sayan teşkilatların başarı şansı olmayacağını ve bu değişkenlerden birinin de partili kitlelerin onayını almak olduğunu zaman zaman dile getiriyorum.

Böyle bir sistemin içerisinde yeni siyasetçilerin var olması ve siyasete kalite gelmesi özellikle de taşrada mümkün görünmüyor.

Aday belirleme süreçlerindeki antidemokratik uygulamaların ortadan kalması beklemek de çok gerçekçi değil. Ama dar bölge sistemi ile parti genel merkezleri genel seçimleri riske atmak istemeyecek ve her bölgede kazanma ihtimali en yüksek olan adayla yola devam edeceklerdir.

Gençlerin siyasette hak ettikleri yere gelebilmeleri en azından siyasi partilerin “büyük ağabeylerinin” engellemelerini aşabilmeleri için radikal önlemler almak gerekir yoksa bugün oy vermediğimiz aday yarın koltuğu işgal edebilir. Biz de ona “kerhen” oy vermek zorunda kalabiliriz.

Özetle bugün siyaset sahnesinde gördüğümüz figürleri uzun yıllar daha görmeye devam edeceğiz gibi duruyor..

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>